image29

diyethanem beslenme ve danışmanlık

image30

Zinnur Elliiki Küçükköseleci Kimdir?

Uzman Diyetisyen& Psikolog Zinnur ELLİİKİ KÜÇÜKKÖSELECİ

2011 yılında girdiğim Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde, Beslenme ve Psikoloji’nin ayrılmaz bir bütün olduğunu anladım ve akademik bursla çift ana dal yaparak 2016 yılında her iki bölümden de mezun oldum. 

Yeditepe Üniversitesi’nde eğitimime devam ederken, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, İstinye Devlet Hastanesi, Diyetkolik, Toplum Sağlığı Merkezleri, İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa), Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi gibi kurumlarda uygulamalarımı tamamlayarak portföyümü zenginleştirdim.

Öğrendiklerimden yola çıkarak lisans bitirme projemde yıllarca beslenme biliminde tartışılan ve merak edilen bir konu üzerinde çalıştım (Effects of Intermittent Fasting on Obesity and Other Obesity Related Disorders). 

İki bölümden de onur derecesiyle mezun olduktan sonra, İstanbul Tıp Fakültesi’nde (Çapa) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünde Beslenme Yüksek Lisans Programı’na başladım. 2019 yılında yüksek lisans eğitimimi tamamladım ve Uzman unvanını aldım. 

Lisans ve yüksek lisans eğitimim boyunca, beslenme ve psikolojinin yer aldığı pek çok eğitime katıldım.

İyi beslenmeyi anlatmak, diyetin sıkıcı listelerden ibaret olmadığını herkese göstermek için 2016 yılından beri Uzaktan Eğitim ve Beslenme Danışmanlığı vermekteyim. 

Bu deneyimimi daha geniş kitlelere ulaştırmak için 2018 Ağustos tarihinde Akasya Acıbadem’deki ofisimde hizmete başladım.

Göstermek istediğim, yaşam şekli nasıl olursa olsun herkesin beslenmesini kendisi planlayabileceği, listelere takılı kalmadan iyi beslenebileceği, bedenini sevip ona iyi bakabileceği ve bundan zevk alabileceği bu sistemi sizlerle tanıştırmak. 

Kaliteli beslenmenin ruh ve beden üzerindeki gücünü gösterdiği, yalnızca beslenmenin değil yaşam tarzının ve hayat kalitesinin de değiştiği bu programda tüm mutlu olmak isteyenlere yer var! 

Kendi Kendinin Diyetisyeni Ol!

Hayatınız boyunca diyetisyene gidemezsiniz.

Hayatınız boyunca cebinizde diyet listesiyle yaşayamazsınız.

Bir kere besinleri beslenmeyi öğrenin, bu süreci birlikte geçirelim!

Ardından ömür boyu başka bir diyete veya diyetisyene ihtiyacınız kalmasın!

DİYETHANEM'DE NELER VAR NELER YOK?

Bilimsellik Var!

image31

Öncelikle beslenme bir bilim ve burada bilimsellikten uzak doğruluğu kanıtlanmamış hiçbir tedaviye yer yok. Şu ot faydalı mı, bu diyet zayıflatır mı diye sorduğunuzda bunları büyük bir titizlikle inceleyecek, araştıracak, bu konudaki makaleleri tarayıp sizinle paylaşacak bir uzman var.

Aç Kalmak Yok!

image32

Kendinizi açlıkla terbiye edeceğiniz bir programa asla yer yok! Bunun yerine, doya doya, sağlıkla, mutlulukla tercih edeceğiniz sizi sağlığa ulaştıracak besinleri tercih etmek var!

Denge Var, Porsiyon Kontrolü Var! Yasak Yok!

image33

İyi veya kötü olarak nitelendirilen besin yoktur, mühim olan miktarıdır. Zehir de olsa önemli olan dozudur! Burada hiçbir besini hayatımızdan çıkarmanıza gerek yok. Kontrollü ve dengeli bir şekilde tüm besinlere beslenmemizde yer verebiliriz. 

Doğal Yaşama Destek Var!

image34

Mümkün olduğunca doğal besinleri tercih ederek sağlıklı olmak var!

Kişiye Özel Beslenme Var!

image35

Herkesin farklı yaşam şekline, fiziksel-genetik özelliklere sahip olduğu düzende, ayrıca sevdiği sevmediği besinlerin bile farklı olduğu bir dünyada beslenme kişiye özeldir. Burada kişisel özellikleriniz, yaşam şekliniz, psikolojik, bedensel tüm özellikleriniz titizlikle incelenir ve zorlanmadan devam ettirebileceğiniz beslenme programınız düzenlenir.

Mutluluk Var!

image36

Burada önceliğin mutluluk olduğu, kendinizi sevdiğiniz, stresle başa çıkmayı öğrenebileceğiniz bedensel ve ruhsal olarak tatmine ulaşabileceğiniz bir dünya var!

PROGRAMLARIMIZ

Neler Yapıyoruz?

image37

Uzun süredir bir türlü hedefinize ulaşamadıysanız, farklı diyetler deneyip başarılı olamadıysanız, neler yapmanız gerektiğini biliyor fakat yeterli motivasyonu kendinizde bulamıyorsanız size yardımcı olmak için buradayım. 

Burada amacım yalnızca beslenmenizi düzenleyip bir diyet listesi oluşturmak değil, beslenmeyi öğrenip yaşam şekli haline getirmenizi sağlamaktır. Ve tüm bunlar olurken, stresi yönetebileceğiniz mutlu bir düzen oluşturmaktır.

Yaşamın her anında, anne sütünden ek besinlere geçiş sürecinde,

Erken çocukluk, okul çağı ve adölesan dönemlerinde, 

Yetişkinlik, kilo alma, kilo verme süreçlerinde,

Menapoz döneminde, 

Hastalıkların tedavi süreçlerinde (diyebet, tansiyon, insülin direnci, polikistik over, tiroid, böbrek, karaciğer hastalıklar, besin alerjileri, gıda intoleransları gibi)

Hamile kalmayı planladığınız süreçte, bebek beklediğiniz süreçte ve emziklilik dönemindeb

Veya hiçbir sağlık probleminiz olmamasına karşın, yalnızca kaliteli beslenmeyi öğrenmek istiyorum derseniz size birebir veya uzaktan beslenme danışmanlığı ile yardımcı olmaya hazırım.

HİZMETLERİMİZ

Birebir Beslenme Eğitimi ve Danışmanlık

image38

· Haftalık görüşmeler

· Ayrıntılı vücut analizi (Yağ, kas, su, ödem analizi)

· Bel- kalça gibi vücut ölçümleri

· Size özel hazırlanmış beslenme programı

· Gün boyu whatsapp aracılığıyla soru sorma ve iletişim

Uzaktan Beslenme Eğitimi ve Danışmanlık

image39

Eğer ofise gelmeye vaktiniz yoksa veya şehir dışında ikamet ediyorsanız, size bir telefon kadar yakınım. 

· Haftalık görüntülü veya sesli görüşmeler

· Size özel hazırlanmış beslenme programı

· Gün boyu whatsapp aracılığıyla soru sorma ve iletişim

· Sizin edineceğiniz elektronik tartı ile takip

· Talimatlar doğrultusunda mezura ile bel- kalça ve diğer vücut ölçümleriniz

Ebru akel ile merak edilenler

Beslenme ve Psikoloji Hakkında Merak Edilenler

Zahide Yetiş ile Diyet Psikolojisi

Diyet Psikolojisini Nasıl Yenebilirim?

Ceyda Düvenci ile Günaydın Doktor

Anne Çocuk Beslenmesine Dair

HAYAT SAĞLIKLI GÜZEL

Merak Edilen Sorulara Dair

makaleler

Zayıflarken Kuru Meyve Yemeli Miyiz?

Kış aylarının gelmesiyle birlikte akşam çayın yanında yediğimiz atıştırmalıkların da sayısı artıyor. Bunlardan birisi de kuru meyveler. Gerçekten sağlıklı mı, ne kadar yemeliyiz? Yoksa çok kalorili olduğu için kaçınmalı mıyız? zayıflama diyetlerinde tüketmemeli miyiz? 

Pek çok kişi bir oturuşta 5-6 adet kayısıyı zorla yerken, 1 kilo kurutulmuş kayısıyı rahatlıkla yiyebilir. Bunun nedeni ise şu şekilde, meyveler kurudukları zaman su kaybederler ve hacimce küçülürler. Fakat enerji değerleri yani kalorileri aynı kalır. Yani kurutulmuş meyveler, taze meyvelere göre hacimce küçük fakat kalori miktarı olarak aynı enerjiyi içerirler. 

Kurutulan meyvelerin antioksidan içerikleri artar, bu da kanserle savaşan bileşiklerin vücudumuzda çoğalması anlamına gelir. aynı zamanda hacimce küçüldüğünden dolayı demir ve kalsiyum oranları da artar. Yani kuru meyveler aslında küçük bir sağlık deposu. Fakat her besin gibi kuru meyvelerden de ihtiyacımızdan fazla yediğimizde fazlası yağa dönüşmekte ve vücudumuzda depolanmakta. Bu nedenle zayıflamak isteyen bireyler tarafından porsiyonlarına uygun olarak tüketilebilir. Hatta tatlı isteğini bastırmak için sade kahveyle birlikte güzel bir alternatif oluşturabilir. Kilo almak isteyen bireyler tarafındansa sıklıkla tercih edilmesi kilo almayı kolaylaştıracaktır.

image178

makaleler

Vitamin Takviyesi Almalı Mıyım?

Amerikan Beslenme Rehberi, beslenme gereksinimlerinizin öncelikle diyetle karşılanması gerektiğini belirtir. Ancak, bazı insanlar için, gereksinimlerini almama veya eksik alma durumlarında takviyeler yararlı olabilir. 

Takviyeler gıda yerine geçmeyi amaçlamaz. Meyveler ve sebzeler gibi bütün besinlerin faydalarını çoğaltamazlar. Gerçek gıdalar, diyet takviyelerinden daha fazla yarar sunmaktadır. Örneğin, gerçek gıdalar, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu çeşitli mikro besinleri içerir. Tam tahıllar, meyveler, sebzeler ve baklagiller gibi bütün gıdalar, diyet lifi sağlar. Sağlıklı bir diyetin bir parçası olarak lif, tip 2 diyabet ve kalp hastalığı gibi bazı hastalıkların önlenmesine yardımcı olabilir ve aynı zamanda kabızlığı yönetmeye de yardımcı olabilir.

Ayrıca, pek çok gerçek besin de iyi bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidanlar, hücre ve doku hasarına yol açan doğal bir süreci yavaşlatan maddeler olarak bilinirler. Antioksidan takviyelerinin gıdadaki antioksidanlar ile aynı yararları sağlayıp sağlamadıkları açık değildir. Bazı yüksek dozda antioksidan takviyeleri sağlık riskleri ile ilişkilendirilmiştir.

Takviye İhtiyacım Var Mı?

Genel olarak sağlıklıysanız ve beslenmenizi meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller, süt ürünleri, yağsız et ve balık dahil olmak üzere çok çeşitli yiyeceklerle zenginleştirirseniz, muhtemelen takviyeye ihtiyacınız olmaz.

Ancak takviyeler veya takviye edilmiş gıdalar bazı durumlarda uygun olabilir. 

Hamile olabilecek kadınlar, doğal olarak folat içeren yiyecekleri yemenin yanı sıra, takviye edilmiş gıdalardan veya takviyelerden günde 400 mikrogram folik asit almalıdır.

Hamile kadınlar, demir veya ayrı bir demir takviyesi içeren doğum öncesi bir vitamin almalıdır.

Yaşları 50 veya daha büyük olan yetişkinler, takviye edilmiş tahıllar gibi B-12 vitamini ile takviye edilmiş yiyecekler yemeli veya B-12 veya ayrı bir B-12 içeren bir multivitamin almalıdır.

65 yaş ve üstü yetişkinler düşme riskini azaltmak için günde 800 uluslararası D vitamini almalıdır.

Diyet takviyeleri de aşağıdaki durumlarda uygun olabilir:

İyi yemek yemeyin ya da gerekenden daha az kalori tüketmeyin

Sınırlı çeşitlilikte yiyecekler yiyen bir vejeteryan ya da vejeteryan mı?

Tüm gıda kategorilerini kısıtlayan diğer diyet türlerini izleyin

Kalp sağlığı için omega-3 yağ asitleri sağlayan haftada iki ila üç porsiyon almayın.

Laktoz intoleransı veya süt alerjisi nedeniyle süt alımının sınırlı olması veya yeterli sütlü yiyecek tüketmemesi

Adet döneminde ağır kanama var

Vücudunuzun, kronik ishal, besin alerjileri, gıda intoleransı veya karaciğer, safra kesesi, bağırsak veya pankreas hastalığı gibi besinleri nasıl emdiğini veya kullandığını etkileyen bir tıbbi rahatsızlığa sahip olun.

Sindirim sisteminizde ameliyat var ve besinleri düzgün sindirip ememiyor

Hangi takviyelerin ve hangi dozların sizin için uygun olabileceği konusunda doktorunuzla veya diyetisyenle konuşun. Aldığınız ilaçlarla olası yan etkiler ve etkileşimler hakkında soru sorduğunuzdan emin olun.

image179

makaleler

Sağlıklı Yağlar ve Sağlıklı Karbonhidratlar Diyeti

Tıpkı "iyi karbonhidratlar" ve "kötü karbonhidratlar" gibi, iyi yağlar ve kötü yağlar vardır. Akdeniz tarzı beslenme, sağlıklı yağ ve sağlıklı karbonhidratları içeren bir beslenme şeklidir.

Doymuş yağ, trans yağ ve kolestrol kötü besin bileşikleridir. İyi yağlar, tekli doymamış (örneğin zeytinyağı) ve çoklu doymamış yağlar (balık, kanola yağı ve ceviz gibi gıdalar) ise sağlıklı besin bileşikleridir.

Akdeniz tarzı beslenmede, yağlara ve karbonhidratlara yer vardır. Fakat bunların sağlıklı olanlarına. Sağlıklı yağlar ise tekli doymamış yağ asitlerinden ve omega 3’ten gelmektedir

Akdeniz diyetinde, karbonhidratlar da yüksektir, ancak karbonhidratların çoğu, rafine edilmemiş, lif bakımından zengin gıdalardır. Meyve ve sebzelerde, fındıklarda, tohumlarda ve meyvelerde bulunan karbonhidratlar kaliteli karbonhidratlardır. 

Akdeniz ülkelerinde yaşayan insanlar beklenenden daha düşük oranda kalp hastalığına sahiptir. Ancak bölgedeki geleneksel yaşam tarzına ilave olarak insanların fiziksel aktiviteye önem vermesi, düzenli yemek paternleri de sağlıklı kalmalarına destek olmaktadır. Akdeniz diyetinin kardiyovasküler riski ve diyabet gelişimini azaltabileceğine dair artan kanıtlar var. Bu nedenle yağlar ve karbonhidratlardan kaçınmak yerine, sağlıklı olanlarını tercih etmek hem sağlıklı kalmayı hem de kilo kontrolünü olumlu yönde etkilemektedir.

 

image180

makaleler

Sağlık için İyi Beslenme

Günden güne obezite ve fazla kilolu insanların sayısı artmakta, ayrıca şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi hastalıklara sahip kişilerin sayısı da git gide artmaktadır. Ayrıca, kalp krizi, kanser ve felç gibi hastalıkların görülme sıklığı da artmaktadır. Bu hastalıkların artmasına pek çok faktör sebep olabilir fakat en büyük sebebi şu şekilde: çok fazla yiyoruz, yanlış besinleri tercih ediyoruz, ve yeterli egzersiz yapmıyoruz. 

Sağlıklı ve iyi beslenme bir ceza değildir, bu bir tercihtir. Eğer bunun önemini kavrarsanız artık sizin için eğlenceli ve tatmin edici bir yol olacaktır. Bunun için, enerjinin %25-25’inin yağlardan gelmiş olması gerekmektedir, bu yağların da %7’den az bir kısmının doymuş yağlardan, %10’dan az kısmının çoklu doymamış yağ asitlerinden, %20’den az kısmının tekli doymamış yağ asitlerinden gelmesi gerekmektedir. Günlük kolesterol alımının 200 mg’den az olması, proteinlerden gelen enerjinin de %15 civarında olması gerekmektedir. Ayrıca, lif miktarının da 50 yaşın altı bireylerde 25-38 gram olmasına dikkat edilmelidir. Sağlıklı beslenme bir ceza değil, vücudunuz için bir yatırımdır.

image181

MAKALELER

Kolesterolü Düşüren 10 Besin

Farklı besinler, farklı mekanizmalarla kolesterolün daha kolay düşmesine sebep olurlar. Kimisi içeriğindeki çözünür liflerle, kimisi içerisindeki çoklu doymamış yağ asitleriyle kolesterolün düşmesine sebep olur.

  1. Yulaf: İçerisindeki çözünür liflerle kolesterolün düşmesine yardımcı olur. Günde 1 kase yulaf ezmesi yemek 1-2 gram çözünür posa alımını sağlayacaktır. Bu da kolesterolün düşmesine yardımcı olur.
  2. Arpa ve tam tahıllar: Yulaf gibi, diğer arpa ve tam taneli tahıllar da içerisindeki çözünür liflerle kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar. Tam tahıllı besinlerin tüketimini artırmak, beyaz ekmek yerine tam buğdaylı ekmek tüketmek kolesterolün düşmesine yardımcı olur.
  3. Fasulye: Fasulye çeşitleri de içerisindeki çözünür liflerle kolesterolün düşmesinde önemli rol oynarlar. Ayrıca, sindirim süresi uzun olduğundan, tokluk hissinin uzun süre sürmesini sağlarlar. Böylece, kilo vermek isteyen kişiler için de uygun bir besindir. Siyah fasulye, barbunya, farklı şekillerde hazırlanabilir ve pişirilebilir. 
  4. Bamya ve patlıcan: Bamya ve patlıcan düşük kolesterole sahip sebzelerdendir. Ayrıca içeriğindeki çözünür lif sayesinde LDL kolesterolün düşmesini sağlarlar.
  5. Kuruyemişler: Günde 1 avuç fındık badem veya ceviz yemek kolesterolün düşmesine yardımcı olur. Ayrıca kuruyemişler içerdikleri sağlıklı yağlarla kalp sağlığını koruyucu etkiye de sahiptirler.
  6. Sıvı yağlar: Tereyağı ve margarin gibi katı yağların yerine zeytinyağı gibi sıvı yağları tercih etmek kolesterol seviyesini düşürerek kalp sağlığını iyileştirmede olumlu etkisi vardır.
  7. Elma, üzüm, çilek ve turunçgiller: İçeriğindeki çözünür posa sayesinde LDL kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar.
  8. Sterol ve stanollerle zenginleştirilmiş besinler: Sterol ve stanoller, bitkilerden elde edilen bileşiklerdir. Besinlerdeki kolesterolü emme özelliğine sahiptirler. Ayrıca supleman olarak da bulunmaktadırlar. Günde 2 gram sterol ve stanol almak LDL kolesterolde %10luk bir düşmeye sebep olabilir. 
  9. Soya: Soya fasulyesi ve soyadan yapılmış besinler, soya sütü veya tofu gibi, güçlü bir kolesterol düşürücüdür. Araştırmalar, günde yarım kupa soya sütü tüketmenin, kolesterolde %5-6 düşmeye sebep olacağını belirtmektedir.
  10. Balık yağı: Haftada 2-3 kere balık tüketmek kolesterolün düşmesine sebep olur. Omega 3, kandaki trigiliseritleri azaltarak kalp sağlığını korur. Kalp ritminin düzelmesine yardımcı olur.

image182

MAKALELER

Kan Basıncı ve Beynimiz

Yüksek tansiyonun etkilerini düşündüğümüzde ilk aklımıza gelen, kalp krizi ve inmedir. Yüksek tansiyonlu birçok hasta koroner arter hastalığı veya kalp yetmezliği geliştirir ve bunun sonucu olarak birçoğu ölür. Vücudun tüm bölümleri dolaşıma bağlıdır ve birçok organ, tedavi edilmemiş yüksek tansiyonun etkisiyle muzdariptir. En büyük risk altındaki organlardan biri de beyindir.

Yüksek basınç, kısa bellek demektir.

Çeşitli hastalıklar ve ilaçlar hafıza kaybına neden olabilir, araştırmalara göre, yüksek tansiyonun yaşlanan beynin üzerinde bir etkisi olduğu giderek daha netleşmektedir.

Hafif kognitif bozukluk bir sorun olabilir, ancak genellikle kontrol edilebilir. Ancak ciddi hafıza kaybı felâkettir; hafıza, akıl yürütme ve yargıda ciddi rahatsızlıklara neden olur.

Ayrıntılar çalışmadan çalışmaya göre değişir, ancak kanıtların ağırlığı, yüksek tansiyonun, hafif kognitif bozukluk, vasküler bunama adı verilen demans tipi ve hatta Alzheimer hastalığı riskini arttırdığını düşündürmektedir. Hem yüksek sistolik hem de yüksek diyastolik basınç (küçük ve büyük tansiyon) burada büyük bir rol oynamaktadır. Genel olarak, tansiyon ne kadar yüksekse ve tedavi olmadan ne kadar uzun devam ederse, risk o kadar yüksek olur.

Çoğu araştırmalar büyük yetişkinlere odaklanmaktadır. Örneğin, 71-93 yaş arasındaki 2.505 erkek üzerinde yapılan bir araştırma, sistolik basınçları 140 mmHg veya daha yüksek olan erkeklerin demans gelişme olasılığı sistolik basınçları 120 mmHg'nin altında olan erkeklerden daha yüksek olduğunu bulmuştur. 18-46 yaşları arasındaki ve 47-83 yaş arasındaki insanlarda kan basıncını ve bilişsel işlevini değerlendiren bir araştırma, her iki yaş grubunda da yüksek sistolik ve diyastolik basınçların zamanla bilişsel düşüş ile bağlantılı olduğunu ortaya koymuştur.

Tansiyonu tedavi edin, demansı önleyin!

Demans nedeniyle ortaya çıkan hasar ve sakatlık tersine çevrilemez. Bu önlemenin iki kat önemli olmasını sağlar. Yüksek tansiyonun tedavisi demansın önlenmesine yardımcı olabilir mi?

Evet. İşte bazı deliller:

Avrupalı ​​bilim adamları, yüksek tansiyon için uzun süreli terapinin demans riskini% 55 oranında azalttığını ortaya koymuştur.

Bir Amerikan çalışması tedaviy i% 38 daha düşük riskle ilişkilendiriyor.

Bir diğeri, her yıl yapılan tedavi demans riskinde% 6'lık düşüş ile ilişkili olduğunu bildirmiştir.

Amerikalı kadın ve erkeklerin yaptığı bir araştırma, terapiyi Alzheimer hastalığının riskinde% 36'lık bir azalmaya bağladı.

Harvard ve Boston Üniversitesi'nden araştırmacılardan oluşan bir ekip, altı aylık yüksek tansiyon tedavisi sonucunda beyindeki kan akışının düzeldiğini bildirdi.

Yüksek tansiyonunuz varsa geç kalmadan tedaviye başlamanız başta beyniniz olmak üzere diğer organlarınızın da korunmasını sağlayacaktır.

image183

MAKALELER

Birlikte Çalışan Vitamin ve Mineraller


Şu besinde şu vitamin var, bu mineral var diyoruz. Her vitamin ve mineralin, vücudumuz için farklı farklı faydaları bulunmaktadır. Ve eksikliklerinde de hastalıklar meydana gelmektedir. 

Fakat bazı vitamin ve mineraller birlikte çalışırlar, buna güçlerini birleştirirler de diyebiliriz. Her zaman taze meyve ve sebze tüketmenin, vitamin takviyesi almaktan daha faydalı olduğunu duymuşsunuzdur. İşte bunun sebebi de bir besinin yalnızca bir vitamin içermesinden değil, birden fazla vitamin ve mineralle kombinasyon oluşturması ve bunların birlikte çalışmasının sonucudur. Bu şekilde çalışan pek çok mekanizma olsa da, bu yazımda 2 tanesinden bahsedeceğim.

1- D Vitamini ve Kalsiyum

Pek çok besin ögesi gibi kalsiyum da ince bağırsaklardan emilir. Kalsiyum, kemiklerin yapısının korunması ve güçlenmesinde önemli rol oynasa da D vitamini, kalsiyumun emilimini artırarak görevini daha kolay yapmasına olanak sağlar. Yetişkinler için günlük 1000 mg kalsiyum ve 400 IU D vitamini alımı yeterli olacaktır. Günde 3-4 porsiyon süt, yoğurt, kefir, peynir gibi gıdalardan tüketmek yeterli kalsiyum alımını sağlayacaktır. Bunun yanı sıra, güneşten faydalanmak da D vitamini sentezini artıracak, böylece kalsiyumun emilimi de artıracaktır. 

2-B12 ve Folat

B12 ve folat da birlikte çalışan iyi bir çifttir. B12, vücutta folatın emilebilmesine yardımcı olur. Birlikte hücre bölünmesi ve yenilenmesini sağlarlar. Bu sayede vücudun genç kalabilmesinde etkileri büyüktür. B12’nin en iyi kaynakları, kırmızı et, yumurta ve süttür. Folatın ise, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagillerdir. Bu besinlerin dengeli alımı, eksiklikleri önleyecektir.

image184

Bize Ulaşın

Daha da iyisi, gelin, yüz yüze görüşelim!

Danışanlarımıza değer veriyoruz. Mesai saatleri içinde randevu alarak ücretsiz öngörüşmeye bekliyoruz.

Bize WhatsApp Üzerinden Ulaşın

diyethanem

acıbadem mah çeçen sk no 25A Daire79ÜsküsdarİSTANBUL

0554 735 2452

Çalışma Saatleri

Bugün açık

09:00 – 17:00